TCK MD 1 - CEZA KANUNUNUN AMACI
TCK MD 1 - CEZA KANUNUNUN AMACI
0 Yorum
2076
15-10-2022

TCK MADDE 1

CEZA KANUNUNUN AMACI

 

                Suç, pozitif yani yürürlükte olan kanunlara göre yasak olan ve bu yasakları çiğneyenlerin cezalandırıldığı fiillerdir. Ceza ise; suç olarak sayılan fiillere karşı öngörülen yaptırımlardır. Örneğin; TCK md. 81 “Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.” Hükmünü içermekte olup, buradaki suç “kasten adam öldürme” fiilidir ve cezası “müebbet hapis”tir.

                Şu an yürürlükte bulunan 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’muz, suç ve cezaları düzenlemektedir. Ancak, başka kanunlarda da suçlar ve cezalar düzenlenebilmektedir. Örneğin karşılıksız çek keşide etmek (Çek Kanunu) gibi.

                Peki, kanun koyucu bu suçları ve cezaları düzenlerken hangi saikle hareket etmiştir? Modern ceza hukukunda, ceza içeren kanunların amacı ne olmalıdır?

                5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’muzun 1. Maddesi bu hususu düzenlemektedir.

                Madde 1: Ceza Kanununun amacı; kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemektir. Kanunda, bu amacın gerçekleştirilmesi için ceza sorumluluğunun temel esasları ile suçlar, ceza ve güvenlik tedbirlerinin türleri düzenlenmiştir.

                Kanun metninden de anlaşılacağı üzere, ceza kanununun amacı birçok farklı kavramla ifade edilmiştir. Kişi hak ve özgürlükleri, kamu düzeni, kamu güvenliği, hukuk devleti, kamu sağlığı, çevre, toplum barışı, suç işlenmesinin önlenmesi, güvenlik tedbirleri vs.

                İşte ceza kanunumuzun amacını tam olarak anlayabilmek için bu kavramların anlaşılması gerekmektedir. Kısaca bu kavramlara değinir isek;

                “Kişi hak ve özgürlükleri”: Bir insanın daha anne karnına düşmesinden itibaren kazandığı ve ölümünden sonra dahi devam eden hak ve özgürlüklerini ifade etmektedir. Örneğin; adil yargılanma hakkı, mülkiyet hakkı, seyahat hakkı, düşünce özgürlüğü, çalışma hürriyeti gibi. Bu hakların bazıları, kişinin ölümü sonrasında da devam eder. Örneğin kişinin mülkiyet hakkı, düzenlenen bir vasiyetname ile kişinin ölümünden sonra da tasarrufta bulunmasını sağlar. Aynı şekilde kişinin onur ve şerefi öldükten sonra da korunur ve ölenin onur ve şerefini rencide edici hakaretler, kanunen korunur.

                “Kamu düzeni ve güvenliği”: Her Devlet, bir kamu düzeni oluşturur. Kamu düzeni, insanların refah içerisinde yaşamasını sağlamaya yönelik kurulan düzendir. Devletler, çıkardıkları hukuki düzenlemeler ile kamu düzenini kurarlar ve refah içerisinde bu düzenin devam etmesini isterler. İşte her suç olmasa da birçok suç “kamu düzeni”ni bozar ve bu nedenle de Devlet tarafından cezalandırılır. Bazı suçlar kamu düzenine ilişkin olmayıp, “takibi şikâyete bağlı suçlar”ı kamu düzenine çok da etkisi olmayan suçlar olarak değerlendirilebilir. Bu nedenledir ki, bir suça ilişkin soruşturma neticesinde soruşturma savcılığı tarafından “ceza davası” değil “kamu davası” açılır, dava “kamu” adına takip edilir ve kararı “Türk Milleti Adına” mahkemeler verir.

                Kamu güvenliği de kamu düzeni içerisinde değerlendirilebilen bir kavramdır. Kamunun yani toplumun güvenliğini korumak, Devletlerin üstlendikleri bir görevdir. Toplumlar, güvenlik yetkisini Devletlere devretmişlerdir. Kamunun yani toplumun güvenliğini korumak amacıyla suç ve cezalar tertip edilmekte, böylece kamu güvenliğinin devamı sağlanmaya çalışılmaktadır.

                “Hukuk Devleti”: Hukuk, hakların çoğulu anlamına gelmekle beraber Hukuk Devleti kavramı; Devletin tüm faaliyetlerinin pozitif yani yürürlükte bulunan kurallara göre yürütmesi anlamına gelir. Hukuk Devleti; kendini hukuk kuralları ile sınırlayan ve aynı zamanda hukuk ile kurduğu düzeni de koruyan devlettir. Esasen her suç, Devletin “hukukunu” tanımamak anlamına geldiğinden cezalandırılmaktadır. Devlet, hukuk devleti olma gereği suçları ve cezaları usulüne uygun olarak yürürlüğe giren kanunlar ile belirler ve gerek özel gerekse tüzel kişiler bu kuralları tanımamazlık yapmaları durumunda yani suç işlemeleri durumunda cezalandırılırlar.

                “Kamu Sağlığı”: Kamunun yani toplumun sağlığını korumak, Devletin üstlendiği görevlerden birisidir. Devlet; kamu sağlığını korumak için kurallar koyar ve bu kuralları çiğneyenleri yine kanunlarla cezalandırır. Burada amaç; toplumun sağlığını korumaktır. Bazı ceza kanunları kamu sağlığını korumaya yöneliktir. Özellikle yakın tarihte yaşanan pandemi (COVID 19 salgını), Devletin üstlendiği bu görevin ne kadar önemli olduğunu ortaya koymuştur.

                “Çevre”: Sanayideki gelişmeler ve nüfusun artışı ile doğa olumsuz etkilenmektedir. Özellikle ekonomik kaygılarla çevrenin hiçe sayılmasının sonucunu acı bir şekilde yaşayan bir dünya tarihi önümüzde durmaktadır. Bu nedenle çevre suçlarını da düzenleyen Devlet, ceza kanunlarında çevre suçlarına da yer vermiştir.

                “Toplum Barışı”: Yukarıda kamu düzeni üzerine bilgiler verir iken, toplumun refah içerisinde ve bir düzen dahilinde yaşamasının öngörüldüğünü belirtmiş idik. İşte toplum barışı, yine kamu düzeni ile ilgilidir. Toplumsal barışı etkileyen her türlü ayrılıkçı ve ayırıcı girişim, ceza kanununda suç olarak sayılmakta, toplum barışı bu açıdan korunmaya çalışılmaktadır.

                “Suç İşlenmesini Önlemek”: Bu konu hala tüm dünyada tartışılan bir konudur. Suçun işlenmesinin engellenmesinde klasik yöntemlerin (caydırıcı cezalar, teknik ve fiziki takip gibi) yetersiz olduğu, Devletlerin bu alanda daha fazla çalışmaları gerektiği yönünde görüşler ileri sürülmektedir. Hatta genetik bilimi dahi bu açıdan konuya müdahil olmuş ve suç işlemeye meyilli kişilerin doğumlarından önce araştırılarak denetim ve gözetim altında tutulmaları dahi dile getirilmiştir. Ancak diğer yandan kişi hak ve özgürlüklerine, insan haklarına bu hususun aykırı olabilme riski nedeniyle bu görüş “şimdilik” rafa kaldırılmış ancak insan haklarına uygun hale getirilmek üzere çalışmalara hız verilmiştir.

                Tüm bu anlatılanlar ışığında Ceza Kanununun amacı esasen tek cümle ile “insan onuruna uygun yaşamayı sağlamak”tır. İnsanı insan yapan tüm hususların korunması, herhangi bir saldırı gerçekleştiğinde de en sert şekilde cezalandırılması, ceza kanunlarının temelini oluşturmaktadır.

YORUM GÖNDER

ZİYARETÇİ YORUMLARI

BENZER KONULAR

Adli Sicil Kaydı ve Arşiv Kaydı Silinir Mi?

Aile Konut Şerhi

ANLAŞMALI BOŞANMA VE BOŞANMA PROTOKOLÜ

ATATÜRK ALEYHİNE SUÇLAR

BOŞANMA DAVALARINDA MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT

BOŞANMA DAVASI

GÖREVİ YAPTIRMAMAK İÇİN DİRENME SUÇU

7406 SAYILI KANUN İLE TCK'DA VE BİR KISIM KANUNLARDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

CEZA DAVALARINDA TENSİP ZAPTI NEDİR?

TENSİPLE TAHLİYE NEDİR?

ESAS HAKKINDA MÜTALAA NEDİR?

İŞLENEMEZ SUÇ

MEŞRU SAVUNMA

ORGANİZE SUÇLULUK

SUÇUN DEREBEYLERİ

CEZA AVUKATININ YOL HARİTASI

ADAM ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS SUÇU

SUÇA YARDIM ETME

TCK MD 1 - CEZA KANUNUNUN AMACI

TCK MADDE 267 İFTİRA SUÇU

YAĞMA (GASP) SUÇU

UYUŞTURUCU VE UYARICI MADDE TİCARETİ YAPMA SUÇU

TEFECİLİK SUÇU ÜZERİNE