HUKUKA AYKIRI DİNLEME

HUKUKA AYKIRI DİNLEME

14-02-2020

Hukuki sistem içerisinde, hangi hallerde dinleme kararı alınabileceği açıkça belirtilmiştir. Ancak, soruşturma aşamasında bu sınırlara pek riayet edildiği söylenemez. Bir çok davada, hukuka aykırı dinleme nedeniyle insanlar mağdur edilmekte ve hatta haksız olarak tutuklanmaktadırlar. 

Bir kişinin suçlu olması ayrıdır, suçlu olmasının ispat edilmesi ayrıdır. Bir hukuk devletinde, failin isnat edilen suçu işlediği ispat edilmelidir. Burada ispat, yine hukuk çerçevesinde gerçekleştirilmelidir. Aksi takdirde fail "masumiyet karinesi"nden faydalanacaktır. 

Aşağıdaki Yargıtay kararında, yukarıdaki anlatımlarımıza örnek olacak bir durum gözler önüne serilmiştir. Kanunen dinleme kararı alınması mümkün olmayan bir soruşturmada dinleme kararı alınmış ve maalesef bu açıkça hukuka aykırı duruma rağmen sanık hakkında cezaya hükmolunmuştur. Yargıtay, bu aykırılığı açıkça tespit ederek, bozma kararı vermiştir. 

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------


7. Ceza Dairesi         2015/27872 E.  ,  2019/38042 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanıklar ... ve ...'ün temyiz taleplerine yönelik yapılan incelemede;
1. Sanıklar hakkında takdiri indirim uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK'nun 62/1. maddesi yerine TCK'nun 62. maddesi yazılması, suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
2. Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan TCK'nun 54/4. madde ve fıkrası yerine TCK'nun 54. maddesinin gösterilmesi ve dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama yeri bulunmayan 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesine atıf yapılması suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar ... ve ...'ün temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca,
1. Hükümden takdiri indirim nedeni uygulanmasına ilişkin (1) ve (2) numaralı paragrafların (b) bentleri ile ''Birleşen mahkememizin 2012/226 Esas 2012/271 Karar sayılı dosyasında'' başlığı altındaki (5) numaralı paragrafın (b) bendindeki '' Sayılı yasanın 62 madde'' ifadelerinin çıkartılması yerlerine ''sayılı Yasanın 62/1. madde ve fıkrası'' ifadesinin eklenmesi,
2. Hükmün müsadereye ilişkin paragrafından ''4733 SY nın 8/4 md yollaması ile TCK nun 54. md' TCK.nun 54/1'' ifadesinin çıkartılması, yerine ''5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi delaletiyle TCK'nun 54/4. madde ve fıkrası'' ifadesinin eklenmesi ve diğer kısımlarının aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II) Sanık ...'ın temyiz talebine yönelik yapılan incelemede;
Olay tutanağına göre; 03.11.2011 tarihinde Fiat Linea marka araçla ...dan batı illerine gümrük kaçağı sigara getirileceği ihbarı üzerine sürücüsü sanık ... ... olan ve ... (Hınıl)'ın yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araçta yapılan aramada 9390 paket sigara ele geçirildiği, anılan sanıklar hakkında 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan dava açıldığı ve yargılama aşamasında 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi uygulanması gerektiğinden bahisle ek savunma hakkı verilmek suretiyle haklarında 4733 sayılı Yasaya muhalefet ettikleri gerekçesiyle mahkumiyet hükmü verildiği, sanık ... hakkında ise...4. Sulh Ceza Mahkemesi'nce ''5607 sayılı Yasaya muhalefet etmek suçu'' şüphesiyle verilen iletişimin tespiti kararı çerçevesinde aynı olaya ilişkin olarak sanık ... ... ve sanık ... ile iştirak iradesiyle 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçunu işledikleri iddiası ile ... Cumhuriyet Savcılığınca kamu davası açılarak ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/226 Esasına kaydedildiği iş bu dava ile mahkemenin 2011/630 Esas sayılı davasının birleştirilmesine karar verildiği, sanık ...’ın aşamalarda üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmediği ve sigaralarla ilgisinin bulunmadığını beyan ettiği, mahkeme tarafından da sanık hakkında dinleme kayıtları doğrultusunda 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçundan hüküm kurulduğu görülmüştür.
İletişimin tespiti, kaydı alınması, dinlenmesi ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesiyle ilgili 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesindeki iletişim tespiti karar tarihlerinde yürürlükte olan düzenleme;
"Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Cumhuriyet Savcısı kararını derhâl hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç yirmidört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi halinde tedbir Cumhuriyet savcısı tarafından derhâl kaldırılır." şeklinde olup, yine aynı maddenin 6. fıkrası da, "Bu madde kapsamında dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümlerin ancak aşağıda sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabilir,
a)Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (Madde 79, 80),
2. Kasten öldürme (Madde 81, 82, 83),
3. İşkence (Madde 94, 95),
4. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, Madde 102),
5. Çocukların cinsel istismarı (Madde 103),
6. Uyuşturucu veya uyarıcı Madde imal ve ticareti (Madde 188),
7. Parada sahtecilik (Madde 197),
8. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, Madde 220)
9. Fuhuş (Madde 227, fıkra 3),
10. İhaleye fesat karıştırma (Madde 235),
11. Rüşvet (Madde 252),
12. Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (Madde 282),
13. Silahlı örgüt (Madde 314) veya bu örgütlere silah sağlama (Madde 315),
14. Devlet Sırlarını Karşı Suçlar ve Casusluk (Madde 328, 329, 330, 331, 333, 334, 335, 336, 337) suçları,
b) Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (Madde 12 ) suçları,
c) Bankalar kanunun 22'nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu,
d) Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasın gerektiren suçlar
e) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.
Bu maddede belirlenen esas ve usuller dışında hiç kimse, bir başkasının telekomünikasyon yoluyla iletişimini dinleyemez ve kayda alamaz." biçimindedir.
Anılan yasal düzenlemeler ışığında bir suç soruşturması nedeni ile dinleme kararı alınabilmesi için suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkanının bulunmamasının gerekli olduğu gibi, aynı zamanda soruşturması yapılan suçların da 6. fıkrada düzenlenen suçlardan olması gerekmektedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/10-283 esas 2013/599 karar ve 10.12.2013 tarihli kararında da, "İfade alma ve sorgunun 5271 sayılı CMK'nun 148. maddesinde sayılan şekillerde yapılması, tanıklıktan çekinme hakkı olan kişiye bu hakkının hatırlatılmaması delil elde etme yasaklarına; duruşmada tanıklıktan çekinen tanığın önceki ifadesinin okunamaması, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında elde edilen delillerin aynı kanunun 135. maddesinin altıncı fıkrasında sayılanlar dışında bir suçun soruşturma ve kovuşturulmasında kullanılmaması ise delil değerlendirilmesi yasaklarına örnek olarak gösterilebilir." şeklinde belirtilen yasak delil niteliğinde olan kanıtların hükme esas alınamayacağı ifade edilmiştir.
Bu itibarla;
Sanığa atılı eylemin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesine aykırılık suçunu oluşturduğu ve CMK’nun 135/6. maddesinde 4733 sayılı Yasa kapsamında kalan suçlar ile ilgili olarak dinleme yapılabileceğine ilişkin düzenleme bulunmaması karşısında, iletişimin tespiti tutanaklarının tek başına delil olarak kabul edilemeyeceği nazara alınarak, dava konusu kaçak sigaralar ile yakalanmayan ve aşamalardaki savunmalarında atılı suçu işlemediğini beyan eden, müsnet suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli başka bir delil de bulunmayan sanık ... hakkında hakkında beraat kararı verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.12.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

E-bülten Aboneliği

Yeniliklerden ve fırsatlardan haberdar olmak için abone olun.