Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davalının, ayrı şehirde oturan ve rahatsızlığının tedavisi için evlerine gelen, geçici bir süreyle evlerinde bulunan ameliyatlı olması nedeniyle de yardıma ve bakıma muhtaç durumda bulunan kayınvalidesini istemediği, ona yardımcı olmadığı ve "terbiyesiz" gibi sözler sarf etiği yapılan soruşturma ve toplanan delillerle gerçekleşmiştir.
Eşler, evlilik birliğinin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve birbirlerine yardımcı olmak zorundadırlar (TMK. m.185) ve evlilikte eşit hak ve yükümlülüklere sahiptirler. Hasta ve ameliyatlı olan, bu yüzden yardıma ve bakıma muhtaç durumda bulunan kayınvalideye yardımcı olmak ahlaki bir ödevdir.Bu ödev ve fedakarlık her iki eş için de geçerlidir.Davalı, birliğin mutluluğunu temine yönelik olarak bu yükümlülüğünü yerine getirmemiş, üstelik kayınvalidesine hakaret etmiştir.Bu halde, taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.Gerçekleşen olaylar karşısında davacı dava açmakta haklıdır.Bu koşullar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru bulunmamıştır. .



E-bülten Aboneliği

Yeniliklerden ve fırsatlardan haberdar olmak için abone olun.